
art
GÖRÜNMEYENİN PORTRESİ
4 – 16 Nisan 2026
Orhan Onuk’un resimleri, tanıdık bir figürün çevresinde dolaşmak üzere çıktığınız yolda sizi hafızanın dehlizlerine çeker. Burada hakim olan huzursuzluk yerini hızla bir yabancılığa bırakır. Yüzler, bakışlar, bedenler ve diğer imgeler, kendi gerçekliklerinden kopup başka bir dünyaya geçiş yaparlar. Görsel yapı, yeni bir gerçeklikte sezgisel bir bilginin taşıyıcısı gibi belirir. Burada insan ile hayvan, bilinç ile içgüdü, görünen ile bastırılan arasındaki sınır sürekli ihlal edilir.
Sanatçının figüre yaklaşımı parçalama, silme ve yeniden kurma eylemlerini içerir. Figür hem etrafı ile birlikte vardır, hem ondan kopuk; ne tamamen kendisidir ne de bütünüyle başkası. Parçalanma, yalnızca görsel bir tercih değildir, diğer unsurlar ile birleşerek zihinsel durumların izdüşümü haline gelir.
Sanatçının bu kırılmayı daha da derinleştiren renk kullanımı arka planda psikolojik bir alan kurar. Bu alanın içinde çözülen yüzler bilinçli bir geri çekilmeyle izleyiciyle doğrudan temas kurmaktan kaçınırlar. Bir hikaye kurmaktan çok bir durumun parçalarını hafızadan süzer gibidirler. Bu sergi, Onuk’un keskin cümleler kurmadan oluşturduğu, önermesi kendi içinde sürekli değişen bir anlatıdır.
Gülten Yalmanbaş

























